27 Mayıs 2013 Pazartesi

BALKONUMDA Kİ MUCİZE

Herkese Merhaba,

Bu gün size evimin daracık balkonuna sığdırdığım mucizeden bahsetmek istiyorum. Evet, mucize diyorum çünkü bu bir mucize, küçücük bir tohumun toprakta gerçekleştirdiği bir mucize...
Şubat ayının sonuna doğru sebze tohumlarını küçük yoğurt kâselerine serperek başladı hikâyemiz. Sonra onlarda 2 küçük yaprak oluştu sonrada birçok yaprak. Önce onları fideledim. Küçük fideleri kocaman saksılara ektim. Suladım gübreledim. Derkeeeeen işte size minyatür bir bahçe.   



Bahçemde domates,biber,fasulye ve salatalıklar var. Aslında bu yazıyı yazmak için beni heyecanlandıran ve coşturan minik salatalıklarım. Şu anda sadece salatalıklarım var diğerlerinde henüz bir çiçek bile açmadı ama olsun. Sabredip bakliyeceğiz. Aslında yakın dostum Filiz’in (Kendisi ziraat mühendisidir) söylediğine göre çiçek açması da yetmezmiş. O çiçeklere arılar gelmezse domatesler olmuyormuş. Doğanın dengesi ne garip değil mi? Bir yerlerde bir zamanlar okumuştum eğer arılar yok olursa dünyada hayat bitiyormuş. Ne tuhaf. Doğanın gücüne saygı duyup biz benim bahçeme geri dönelim.
Söylediğim gibi insanın tohumundan bir sebze yetiştirmesi çok ama çok heyecan verici. Eğer sizde toprakla uğraşmayı seviyorsanız, bahaneleri bir tarafa bırakın. Büyük bir saksı, birkaç küçük tohum ya da fide (ama tohumdan yetiştirmenin heyecanı başka oluyor) ve biraz sabır. Gerisini doğaya bırakın, sizde tazecik sebzelerinizi tüketmeye bakın.
Bu arada bana tohum bulmam da ve tohumları yetiştirmemde yardımcı olan harika bir siteden bahsetmek isterim. www.zengardentr.com  gerçekten harika bir site sadece tohum satmıyorlar bu tohumları yetiştirirken neler yapılması gerektiğini en ince ayrıntısına kadar anlatıyorlar. Ayrıca bu tohumların hepsi geleneksel sizde araştırdıkça öğrenirsiniz. Bizim tükettiğimiz tohumlar hibrit tohum diye anılan çok hasat veren ama maalesef tohumundan tekrar yetiştirilemeyen bitkilerin sebzeleri. Bunların doğal olmaması tatlarının da doğal olmamasına neden oluyor bence. Bu yüzden buradan zengarden ekibine sonsuz teşekkürler. Birde verdiğiniz siparişlerle hediye tohumlar da geliyor. İnsan çocuk gibi mutlu oluyor valla.
Uzun lafın kısası, hadi bakalım kolları sıvayın balkonunuzda küçük bir mucizeye yer açın.



 Bunlar salatalıklarımın fidan görüntüsü


Bu da minik salatalıklarım. Nasıl ama süperler değil mi?

13 Mayıs 2013 Pazartesi

ANNE OLUNCA ANLAYANLARA...


İşte o meşhuuuur cümle "Anne olunca anlarsın" Zamanında bu sözü ne çok duymuştuk duymuştuk ve sivilceler basan suratımızı ekşitmiştik değil mi? Ama öyleymiş, yani insan anne olunca anlarmış. Canım annem şimdi seni öyle iyi anlıyorum ki. Tüm annelerin anneler gününü kutlarım. Allah hepsine sağlıklı uzun ömürler versin.

30 Nisan 2013 Salı

ESKİLER ALIYORUM ALIP YILDIZ YAPIYORUM....

Bu başlığı Orhan Veli'ye büyük saygılarımla yazıyorum. Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba.
gerçektende nekadar uzun bir araydı değil mi? Hayat kavgası işte ne yaparsınız.
Aslında bu bloğu açarken amacım sadece scrapbook la ilgili şeyler yayınlamaktı ama hayatta o kadar yapmayı sevdiğim şey var ki sürekli blog başlığı açmam gerekiyor. Ama bu "ESKİCİ KONTES" adını çok seviyorum. o yüzden büyük bir değişikliği bloğumda yayınlamaktan gurur duyarım artık bu blogta hayata dair sevdiğim ne varsa onları okuyup göreceksiniz. Eğer isterseniz tabii...
Bundan sonraki yayınlarım sadece scrapbookla değil benimle ilgili olacak. Bu arada sizin de gözünüzden kaçmamıştır eminim "PASTA MİMARI" bloğuda bana ait artık orada da yeni yayın yok.
Artık hepsi burada. Eskiler alacağım alıp yıldız yapacağım.
Sizleri de beklerim...
O zaman sözlerimi Orhan Veli'nin şiirinin tamamını yayınlayarak bitireyim.

Eskiler alıyorum
Alıp yıldız yapıyorum
Musikî ruhun gıdasıdır
Musikîye bayılıyorum

Şiir yazıyorum
Şiir yazıp eskiler alıyorum
Eskiler verip Musikîler alıyorum

Bir de rakı şişesinde balık olsam

ORHAN VELİ KANIK